Bir kadın hayal edin;
Dengesizlik abidesi
Bir an Polyanna’yı içine kaçırmış kadar saf başka bir an dedektiflere taş çıkartacak kadar şüpheci, hatta fesatlık derecesinde senarist, her an herkesten her şeyi bekleyebilen, felaketlere tellallık yapan bir hatun
“Herkesi olduğu gibi kabul etmeliyiz”i savunurken tam o anda önünden geçmekte olan uzun, ince bacaklı, dondurma topu kıçlı ecnebi mankenlere dişlerini gıcırdatarak “go hom beybi, go hom” fısıldayan
Olduğundan 5 yaş genç gösteren
Kendisini seven ama bunu kendisine bile göstermeyen
Doğru adamı bulduğuna inanan, tutkuyla bağlandığı adamı deli gibi kıskanan
kız tribi yapmaya hakkı olduğuna inanmayan
feminizmi savunmayan, kadın-erkek eşitliğine inanmayan
futboldan gram anlamayan, futbolun konuşulduğu ortamlarda ortamdan kendini izole eden
yemek yapmayı bilmese de çaktırmayan, işine gelince yapabilen
gereksiz yere ev işi, temizlik yapmaktan nefret eden
burger veya mac şubelerinde sipariş verirken gelen “bir boy büyük olsun mu?” sorusuna gıcıklığına “hayır” diyen
modadan hiç anlamayan ama modayla ilgili mecmualar okumaktan zevk alan
fitness mankenleri görüp hiç olmadığı kadar motive olmuş bir halde fitness ve sağlıklı beslenmeye gönül vermiş ama bunu Nutella’ya nasıl açıklayacağını bilmeyen
uzaylıların insan formunda olduğuna inanan ama Ay’a kesinlikle ayak bastığımıza inanmayan
herkes gibi yalan söyleyen, kendi söylediği yalanı unutup bi daha o konuyu açmamaya çalışan
resim çizebilen ama bunu sadece yakınlarına özel tarihlerde hediye olarak yapan
yaratıcı olmayan ama gözlemle-sorgula-eleştir düsturunu benimsemiş
dırdırdan nefret eden ama genetiği gereği söyledikleri çok anlamlı ve gerekli olsa da resmin bütününe bakıldığında dırdır yapmış olduğunu görebilen
çikolataya alternatif daha sağlıklı bişeyler arayıp bulamayan, İsvçreli bilimadamlarını, bilimkadınlarını, İsviçre’nin topunun bu konuya el atmaları gerektiğini düşünen,
hırstan nasibini almamış, rekabete sırf üşendiği ve olası yenilgilere maruz kalmamak için, iddialara olayın sonunda göt olmamak için girmeyen, bu yüzden bilmediği konuda ahkam kesmeyip bilmediğini direk söyleyebilen
kendisini öven, alçak gönüllü olmayan insanlara gıccık,
özgür olduğuna inanıp buna engel olan detayları geçici handikaplar olarak gören,
her sabah müzik dinlemeden kendisine gelmeyen,
brokoli hastası
dedikoduya bayılan
misafir ağırlamaktan hoşlanmayan
mutluluğu eve gidip direk çok kullanılmaktan sarkmış, lekeli pijamalarını giymekte bulan
özgürlüğüne fazlasıyla düşkün ama bir gün mutlaka anne olmak isteyen ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder